12 Mart 2013 Salı

DOĞRU ÖĞRENME STRATEJİNİZİ NASIL SAPTAYABİLİRSİNİZ?

Bir sınavda soru çözerken çoğunlukla kitap sayfalarının resmi ya da tahtaya çizilen şekiller mi aklınıza gelir yoksa o konuyu anlatan öğretmenin sesi / sizin konuyu çalışırken kendi kendinize yaptığınız sesli tekrarlar mı? Belki de aldığınız notlar, çıkardığınız özet bilgiler geliyordur aklınıza.
Genel olarak hatırlama sürecinde resimler aklınıza geliyorsa görsel öğrenme stratejisine sahipsiniz demektir. Sesler aklınıza geliyorsa işitsel, defterinize yazdığınız yazılar çıkardığınız özetler çözdüğünüz sorular aklınıza geliyorsa dokunsal (knestetik) stratejiye sahipsinizdir.

Görsellerin Genel Özellikleri:

*Düzenli ve bakımlıdırlar, görünüm onlar için önemlidir.
*Öğrenirken resimleri şemaları daha iyi kaydeder ve daha kolay hatırlarlar.
*Gürültü, dikkatlerini işitseller kadar fazla dağıtmaz.
*Sözel bilgileri iyi hatırlayamazlar.
*Görüntülerle düşünürler.
*Hızlı konuşurlar.
*İnsanların yüzlerini hatırlarlar.
*Konuşurken göz teması kurarlar.
*Gelecekte yaşarlar.
*Otururken öne eğilirler.
*Sinema TV gibi görsel etkinlikleri severler.
*Bir şey anlatırken şema ve şekillerle anlatırlar.
*Olayları bir bütün olarak görürler.
*Genele odaklıdırlar bu nedenle kimi zaman ayrıntıları kaçırırlar.
*Hızlı karar alırlar.
*Fikir yürütmeyi severler ama iş yapmayı pek sevmezler.
*Öğrenmede odaklanma zorluğu çekerler.
*Çalışmaya başlamadan önce masanın ve etrafın düzenine dikkat ederler.
*Hızlı çalıştıkları için “erken anlama” sorunu yaşarlar.
*Bazen hızlı hızlı not alırlar.
*Ders çalışırken ve sınavda bir an önce bitirmek isterler.
*Telaşlı ve acelecidirler.

İşitsellerin Genel Özellikleri:

*Uzun sohbetleri ve müzik dinlemeyi severler.
*İsimleri daha iyi hatırlarlar, hafızaları görsellere göre daha iyidir.
*Detaycıdırlar.
*Mantıkçıdırlar.
*Kelimelere önem verirler. Ses ve kelime hafızasına sahiptirler.
*Geçmişte yaşarlar bol bol anı anlatırlar.
*Duygularını ses tonlarıyla belli ederler.
*İç diyalogları vardır.
*İşlerini telefonda halletmeyi severler.
*Kendileriyle konuşurlar bazıları dudaklarını da kıpırdatır.
*Gürültüden çok rahatsız olurlar.
*Sizin konuşmanızdan sonra söylediklerinizi aynen tekrar edebilirler.
*Ders çalışırken içten veya dıştan tekrar etmek isterler.
*Çalıştıklarını birisine anlatmayı severler.
*Geç anlama sorunu yaşarlar.
*Çalışırken detaya odaklı oldukları için hep birşeyler kaçırdıklarını düşünürler.
*Çalışırken sürekli geri dönüşler yaparlar.
*Dinleyerek iyi öğrenirler.
*Bilgileri belli bir sıra ile adım adım öğrenirler.
*Öğrendikleri bilgilerin mantığını prensiplerini mekanizmasını da öğrenmek isterler.

Dokunsalların Genel Özellikleri:

*Yavaş ve az konuşurlar.
*Duygusaldırlar.
*Şimdide yaşarlar.
*Duygusal yönden iyi durumdaysalar çok iyi odaklanırlar.
*Hayır diyemezler.
*Zamanı organize edemezler.
*Duygularını çabuk belli ederler.
*Tokalaşmayı omza dokunmayı sarılmayı severler.
*Olayları ve duyguları iyi hatırlarlar.
*Fiziksel tepkilere ve dokunmalara tepki verirler.
*Başkalarına diğer gruplardan daha yakın otururlar.
*Bir şeyi uygulayarak işin içerisine girerek öğrenir ve hatırlarlar.
*Yazarak özet çıkararak öğrenmeyi tercih ederler. Bu nedenle yavaş ama iyi öğrenirler.

Görsel Öğrenme Sistemine Sahip Kişiler Nasıl Çalışmalı?

*Önemli yerlerin altını renkli kalemlerle çizin.
*Çalışma kâğıdına önemli noktaları anahtar kelimeleri kaydedin.
*Birbiriyle ilişkili bilgileri tek bir sayfada toplayın.
*Şemalar çizerek çalışın.
*Öğrenmeniz gereken şema ve şekillere iyice bakarak daha sonra gözleriniz kapatıp zihninizde canlandırmaya çalışın. Daha sonra gözünüzü açıp doğru olup olmadığına bakın. Sonra yeniden gözlerinizi kapattığınızda şekil ya da şema eksiksiz olarak gözünüzün önüne gelecektir.

Görsel Öğrenme Sistemine Sahip Kişilerin Sorunları Ve Çözüm Önerileri:

Konsantre olamama: Görseller çoğunlukla genele odaklıdır. Bu nedenle ders çalışmadan önce masanın, odanın düzenine dikkat ederler. Konsantrasyon sorununu çözmek için en etkili yöntem çalışmaya başlamadan önce çalışacağı konu ile ilgili zihinde bir resim canlandırmaktır.
Erken Anlama: İyi gibi görünür ama sınavlarda çok can yakar. Soruyu iyi okumazla olumsuz bitiş sözcüğünü görmezler, çeldirici seçeneklere takılırlar seçeneklerin tümünü okumazlar. Çünkü tez canlıdırlar gelecekte yaşarlar bir an önce bitirmek isterler. Konuyu öğendim sanırlar ayrıntıları kaçırırlar. Çözüm frene basmak şimdide olmak önemli bilgileri hızlıca not almak konunun detaylarına dikkat etmek niçin böyle oluyor nasıl böyle oluyor diye soruları sormaktır. Erken öğrenenler detayları kaçırır ilişkileri fark etmekte güçlük çeker aslında tam anlamadığı halde anlarım sanır. Sonra da başarısız olduğunda demek ki anlamıyorum aptalım kapasitem yetersiz demeye başlar.
Telaş: Sınavdan çıkıp bırakın bazı seçenekleri görmemeyi bazı soruları bile görmeyenler bu gruptan çıkar. Çözüm sakinliğimizi arttırmak şimdide olmaktır. An’a odaklanmak kendimize sakin olmayı telkin etmek
Dikkatsizlik: Soruyu okurken bile gözleri cevaplardadır. Çözüm, önemli yerlerin altını çizerek okumak, son kelimeyi yuvarlak içine almak soruyu okurken cevapları elle ya da bir kâğıtla kapatmak tüm seçenekleri mutlaka okumaktır.

İşitsel Öğrenme Sistemine Sahip Kişiler Nasıl Çalışmalı?

*Önemli yerlerin altını çizerek içinden ya da dışından tekrar etmeli hatta mümkünse birine anlatmalıdır.
*Not kağıdına önemli bilgileri, anahtar kelimeleri not etmelidirler.
*45-50 dakikalık çalışma periyodunun son 4-5 dakikasını altını çizdikleri yerleri ya da tuttukları notları tekrar etmeye ayırmalıdırlar.

İşitsel Öğrenme Sistemine Sahip Kişilerin Sorunları Ve Çözüm Önerileri:

Aşırı Detayda Boğulma: Neleri öğrenmeyi ayırt etmek kadar önemli olan bir diğer nokta da neleri öğrenmeyeceğimizi bilmektir. Ayrıntılarda boğulduğumuz zaman bütünü görememe sorunu yaşarız, bilgiler birbiriyle karışmaya başlar. Aşırı detayda boğulmayı önlemek için konu ile ilgili soru cevap şeklinde çalışma yapmak konunun an hatlarını önemli noktalarını öğrenmek önemlidir. Altını çizerek çalışırken heryeri çizmekten kaçınmak kitabın ikinci bir baskısını yapmak yerine kısa kısa notlar almak gerekir. Bu tür kişiler sürekli olarak niçin böyle oluyor neden böyle oluyor diye sorarlar. Herşeyin nedenini niçinini bilmek kötü değildir ama ana hedefi de gözden kaçırmamak gerekir.
Geç Anlama Duygusu: Bu tür kişiler her şeyi öğrenmeye çalıştıkları için konuyu çalışıp bitirseler de hep bir şeyler kaçırdıklarını konuyu anlamadıklarını sanırlar. Her çalışma periyodunun sonundaki 4-5 dakikalık tekrar bu sorunu çözmeye yardımcı olacağı gibi çalışılan konunun sorularını çözerek sonuca bakmak da objektif bir kriter olacaktır.
Sık Sık Geri Dönüş Yapmak: Bu tür kişiler 5 sayfa çalışırlar 3 sayfa geri dönerler. Çünkü şimdi öğrendikleri ile geçmişte öğrendiklerini ilişkilendirmek isterler. Bu nedenle ilerleyememe bir konuya saplanıp kalma sorunu yaşarlar. Bu tür kişilerin nasılsa buraya tekrar geri döneceğini düşünerek konunun o kısmını öğrenmeyi erteleme sorunları da vardır. Konu çalışırken “Şimdi okuyorum, şimdi öğreneceğim şimdi anlıyorum” diye telkinler yapmak yardımcı olur.
Olumsuz Sınırlayıcı İnançlar: İşitsel öğrenenler geçmişte yaşadıkları için geçmişte yaşadıkları olumsuz yaşantıları sürekli hatırlama eğilimindedirler. Yoğun olumsuz iç diyaloglar yaşarlar. Bu nedenle her sabah kalkıp aynaya baktıklarında “Bugün harika bir gün olacak” ya da “Bu sınavı başaracağım” şeklinde telkinler yapmak faydalı olacaktır. Olumsuz iç sesleri olumlu iç seslere dönüştürmeyi başarmalıdırlar.
Sınavda Zamanı Yetiştirememe: Bu sorunu çözmek için sınav kitapçığının iki sayfasının sağ üst köşesine o sayfa bitince saat ve dakikayı yazmak diğer iki sayfa bittiğinde de bunu tekrarlamak etkili olacaktır. Böylelikle kaç dakikada kaç soru çözüldüğü de net bir biçimde ortaya çıkar. Tabii birkaç dakikalık esneklik paylarını gözden kaçırmamak şartıyla.
Soruları Geçememe: Çözülemeyen soruları geçememe geçilse bile kafayı o soruya takma yaygın görülen alışkanlıklardır. Oysa soruyu geçmek bilinçaltımızın o soruyla uğraşmasına izin vermek ikinci taramada kolaylıkla o soruyu çözmemize neden olacaktır. Bu nedenle ilk turda çözülemeyen soruların yanına işaret koyup ikinci turda onlara dönmek gerekir.

Dokunsal Öğrenme Sistemine Sahip Kişiler Nasıl Çalışmalı?

*Çalıştıkları konuların mutlaka özetini çıkarmalıdırlar.
*Şekil ve şemaları mutlaka kendileri yeniden çizmeleri gerekir.

Dokunsal Öğrenme Sistemine Sahip Kişilerin Sorunları Ve Çözüm Önerileri:

Yavaş Çalışmak: Özet çıkararak çalışmak etkili ama zaman alıcı bir çalışma tarzıdır. Bu nedenle özeti kısa ve öz tutmakta seçici davranmakta kısaltmalar kullanmakta yarar vardır.
Öğrenmeyi Ertelemek: Özet çıkarırken, “Şimdi güzelce bir özet çıkarayım sonra çalışırım” kararı son derece yaygındır. Bu tür kişiler özet çıkardıktan sonra bir daha çalışmayacakmış gibi “Şimdi özet çıkarıyorum şimdi öğrenmeliyim” düşüncesine geçmelidirler.
Duygusal Negatif Döngüler: Geçmişte yaşanan olumsuz bir olayı ya da duyguyu tekrar tekrar yaşamak bu döngünün işaretidir. Herkes hayatta sorunlar yaşar önemli olan bunlara rağmen ayakta kalabilmek düştüğümüz yerden kalkabilmektir. Kendi gücümüzü ve değerlerimizi farkına vararak bu döngüyü kırabiliriz.

Temel Çalışma Sistemi:

Hangi öğrenme stratejisine sahip olursanız olun başarılı olmak için;
*Ertesi günün konularına mutlaka göz atın.
*Etkin dinleyin dersi derste halledin.
*Derste odaklanın. Zihniniz kaydığında “Şimdi … dersi dinliyorum” diye telkinde bulunun.
*Derste önemli yerlerin altını renkli kalemle çizin, kısa notlar alın.
*Dik oturun ve öğretmenle göz temasında bulunun.
*Eve gidince önce dinlenin.
*Tıka basa yemek yemekten kaçının.
*Saat kaç ile kaç arasında çalışacağınızı belirleyin ve buna uyun.
*Önce o gün öğrendiğiniz konuların tekrarını yapın.
*Öğrendiğiniz konularla ilgili mutlaka soru çözün.
*45-50 dakika çalışma 5-10 dakika dinlenme periyotlarına mutlaka uyun.
*Yatağa girdiğinizde mutlaka “Bugün neler öğrendim?” sorusunu sorun ve kısaca özetleyin.
  
Öğrenme Stratejileri Geliştirilebilir Becerilerdir

Eğitimde karşılaşılan en önemli sorun öğrencilerin kendi öğrenme stratejilerini bilmemeleri ve bu stratejiye uygun olarak çalışmamalarıdır. Hepimizde her üçü de vardır ancak biri ya da ikisi daha baskındır. Bu yönlerden herhangi birini daha da arttırmak mümkündür.
Görsel yönünüzü arttırmak istiyorsanız daha çok görsel etkinlik yapın. Birbirine benzer resimler arasındaki farklılıkları bulmak sinema tiyatro resim sergisi gibi etkinliklere katılmak hayal kurmak gibi.
İşitsel yönünüzü arttırmak istiyorsanız müzik ve şiir dinleyin sözlük karıştırın kelimelerin anlamlarına dikkat edin kelime yarışmalarını izleyin benzer ve zıt kelimeler çalışmaları yapın sohbet edin güzel sözler deyimler şiirler ezberleyin.
Dokunsal yönünüzü güçlendirmek için duygularınıza dikkat edin yaptığınız işlere olumlu duygularla yaklaşın dokunun duygu yüklü şiirler şarkılar dinleyin.

www.serkanozkan.com.tr   www.okunlp.com
0532 492 26 20



7 Mart 2013 Perşembe

PROFESYONEL ÖĞRENCİ OLMAK

Lise eğitimi, sadece ilköğretim ikinci kademeyi bitirenlere verilmiş bir haktır ve örneğin lise bitirmiş ya da üniversitede okuyan veyahut da üniversite mezunu bir kişi bu eğitimi alamaz. Liseyi daha önce okumuş birisi neden tekrar okumak istesin ki? Ancak yeniden imkân verilse, binlerce üniversite öğrencisi yeniden lise okumak, farklı liselerden mezun olmak ya da farklı bir alan tercihi yapmak isterdi. Bu nedenle elinizdeki fırsatı iyi değerlendirin ve daha sonra da pişmanlık yaşamayın.

Öğrencilik, gençler; otobüste, trende, gemide, metroda indirimli yolculuk yapsın sinemayı tiyatroyu ucuza seyretsin diye oluşturulan bir sistem değildir. Öğrencilik, hayata tutunabilmek, ben varım diyebilmek için gerekli yaşam bilgilerini öğrenme işidir.
 
Öğrenci, “Ben niye çatılarına göre fiilleri, karekök almayı, periyodik cetveli, Mezopotamya Uygarlıkları’nı, endoplazmik retikulumun görevini bilmek zorundayım?” dediğinde farkında olmadan, “Ben dünyadaki yaşanan kültürü, bilimi… paylaşsam ne olur paylaşmasam ne olur?” diyordur. Bunu diyenin daha sonra bilimsel kavramların niye Türkçe olmadığını sorgulama hakkı da yoktur. Bilimi öğrenmeyi talep etmeyen bir toplum bilimsel buluş yapan da olamaz çünkü.
 
Profesyonel öğrenci, öğrencilik ‘mesleği’ konusunda gerekli becerileri ve bilgisi olan kişidir. Profesyonel öğrenci, nasıl öğreneceğini öğrenmiş olandır. Herkese verilen, her öğrencinin kullandığı kaynakları daha anlamlı değerlendirendir. Kendi öğrenme tarzını belirlemiş dinleme becerisi kazanmış, etkili not tutabilen, doğru sorular sorabilen, planlı çalışandır. Hangi öğrenme grubuna girerse girsin, görsel işitsel ve dokunsal öğrenme stratejilerini iç içe ve bir bütün olarak kullanabilendir.
 
Öğrenme tekniğinizin iyi olması duyularınızı öğrenme sürecine ne kadar kattığınızla ilgilidir. Görsellik önemlidir, çoğu kişi birincil olarak görsel öğrenme tekniğine sahiptir zaten. Ancak sesi kısık bir filmden hiçbirşey anlamazsınız. İşitsellik de gereklidir ama hiç timsah görmemiş birine timsahı anlatmayı deneyin. Dokunsallık da diğerleri kadar önemlidir. Hayatında hiç karpuz yememiş birine karpuzun tadını tanımlayın. Sözcüklerin anlamını ses tonlaması değiştirir. Örneğin yalvarır gibi “lütfen” demekle emreder gibi “lütfen” demek çok farklı anlamalara gelir. Ses tonu; duygular ve düşüncelerle beslenir. Öğretmeninizin de ses tonlamasından aktarılan bilginin ne derece önemli olduğunu hissetmeniz mümkündür.  
 
Bazı öğrenciler, “Ben dersi derste öğreniyorum daha sonra çalışmama gerek yok” der. Bu öğrenciler ‘anlamak’ ile ‘öğrenmek’ arasındaki farkı henüz kavrayamamışlardır ve aynı kişiler o çok öğrendiklerini iddia ettikleri konuların sorularını sınavda yapamazlar. Oysa bir konu kitabın, öğretmenin… sözcüklerinden farklılaşarak sizin sözcüklerinizle tanımlanıyorsa ancak o zaman öğrenilmiştir. Ancak dersi derste anlamak öğrenmeyi kolaylaştırır. Öğretmeniniz konunun önemli kısımlarında yavaşlar, kelimelerinin vurgusu artar, sesi canlanır. Öğretmeninizin sözcüklere yaptığı vurguyu siz de satırları çizerek yapabilirsiniz.
Derslerden iyi notlar almak için not tutmalısınız. Tuttuğunuz notlar ne kadar anlaşılır olursa öğrenme kaliteniz de o kadar artar. Öğretmenin ağzından her çıkanı yazmak not almak değildir. Yazdıklarınız daha sonraki tekrarlarınızda hatırlatıcı kelimeler, cümleler şekiller… içermelidir. Not tutarken kelimelerin boyutunu değiştirmek işe yarar çünkü küçük ve büyük puntolar dikkat çeker. Konular, kavramlar arasındaki ilişkiyi anlatan çizgiler oklar kullanmak hatırlamayı ve ilişkilendirmeyi kolaylaştırır. Ancak en güzeli zihin haritası yaparak not tutmaktır.

Eğitim kurumlarında uygulanan müfredat yılların deneyimlerinden imbiklenerek ve eksiklikleri sürekli düzeltilerek belirlenir. Konular ortalama bir öğrencinin kavramasına yöneliktir ve aslında ‘zor konu’ yoktur.

BAŞKASI YAPABİLİYORSA SİZ DE YAPABİLİRSİNİZ!

Her bir dersin işlenen herhangi bir konusu, bir önceki bilgiler grubuna dayanır. Bu nedenle daha altta yer alması gereken konular zayıf ise bir sonrakiler de yeterince oturmayacaktır. Bu nedenle 9, 10 ve 11. sınıflarda 45’i doğrultup 12. sınıfta hem 12. sınıf derslerinden geri kalmamak hem de üniversite sınavına hazırlanmak yerine her sınıfın dersini ilgili senesinde öğrenmeye çalışmak çok daha akıllıca bir sınav stratejisidir.

Doğru Otur İyi Öğren!

Çalışırken iki büklüm oturmak dolaşım sistemini engeller bir süre sonra öğrenci yorulduğunu hisseder. Öğrenciler bunu “Beynim yoruldu” şeklinde ifade etse de aslında yorulan vücuttur ve bu nedenle de beyin, öğrenme konusunda isteksizlik göstermektedir.
Yatarak ders çalışılır mı? Eğer bir fiziksel engeliniz varsa tabii ki. Ancak yatarak ders çalışmanın ya da soru çözmenin iki temel sakıncası vardır: Birincisi, şu ana kadar yatmak ile uyumak ilişkisine alışmış olan beyin bu ilişkiyi yine kuracaktır. Bu da bir süre sonra kaçınılmaz olarak uykunuzun gelmesi demektir. İkincisi ise vücut ve beyninizi yatarak en iyi verim almaya alıştırdığınızda sınavda bunu yapamayacak olmanız nedeniyle veriminizi düşecek olmasıdır.
 
Müzik dinleyerek ders çalışılır mı? Bu konuda çok farklı görüşler mevcuttur. Benim görüşüm ise bu sorunun cevabının herkese göre değiştiğidir. Eğer ders çalışırken müzik dinlemek sizi rahatsız etmiyor tam tersine odaklanmanızı sağlıyorsa neden olmasın? Yine de dikkat edilmesi gereken husus, özellikle soru çözerken müzik dinlemeye ihtiyaç duyan kişilerin müzikten yoksun olacağı gerçek sınav anında ne yapacaklarını düşünmeleridir. 

www.serkanozkan.com.tr        www.okunlp.com
0532 492 26 20